“Şehrin kalbinde felsefe rüzgârları esiyor” mottosuyla gerçekleşen panel, Osmangazi Kent Konseyi ile Bursa Felsefe Kulübü iş birliğinde yapıldı. Özcan, 1880’lerden itibaren gelişen dil felsefesinin, anlamı ve iletişimi iyileştirme amacıyla dili çözümlemeyi hedeflediğini vurguladı.
Dil felsefesinin felsefeye yeni bir yön kazandırdığını belirten Özcan, anlamı belirleyen ve bulanıklaştıran unsurların ayırt edilmesinin daha sağlıklı anlaşma ve iletişim sağladığını söyledi.
“Kelimeleri keyfî kullanamayız” diyen Özcan, dilin yaşayan bir yapı olduğunu ifade etti. Dilin uzlaşımsal olduğunu hatırlattı. Anlamın bireysel psikolojiyle değil, toplum içinde öğrenilen ve kullanılan ifadelerle kurulduğunu dile getirdi. Dil–düşünce ilişkisinde bir öncelik sırası olmadığını da ekledi.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen İbrahim Hızalan, Bursa’da felsefe etkinliklerinin arttığını söyledi. Dilin, insanın düşünce ufkunu belirlediğini vurguladı.
Programın sonunda konuşmacı ve moderatöre teşekkür belgeleri takdim edildi.






Yorumlar