DOLAR 42,4433 EURO 49,3649 STERLİN 56,4180 GRAM ALTIN 5.663,63 BIST 100 10.914,65 BITCOIN $90.956
Facebook TwitterX Instagram YouTube

Arama Haber Code Logo Arama

HABERLER

Palme suikastında 40 yıl sonra yeni umut: Yapay zekâ dosyayı yeniden açabilir mi?

İsveç Başbakanı Olof Palme’nin Stockholm’de bir sokakta vurularak öldürülmesinin üzerinden 40 yıl geçti. Ancak cinayet hâlâ çözülemedi. İsveç kamuoyu bugün bile aynı soruyu soruyor: Bu bir bireysel saldırı mıydı, yoksa planlı bir siyasi suikast mı?

Giriş: 02.03.2026 17:19
Paylaş
Palme suikastında 40 yıl sonra yeni umut: Yapay zekâ dosyayı yeniden açabilir mi?

2020’de resmi olarak kapatılan soruşturma, şimdi farklı bir yöntemle yeniden gündemde. “Spår” (İz) adlı suç podcast’inin ekibi, İsveçli ve Belçikalı yazılım şirketlerinin geliştirdiği özel bir yapay zekâ sistemiyle dosyayı baştan incelemeye başladı. Amaç, yıllardır gözden kaçan bir ayrıntıyı yakalayarak soruşturmanın yeniden açılmasını sağlamak.

Podcast’in sunucularından Anton Berg, “Demokratik yollarla seçilmiş bir başbakanın öldürülmesi söz konusu. Bu dosya böyle kapanmamalı” diyerek girişimlerinin arkasında duruyor.

500 bin sayfa, saniyeler içinde

Palme, 28 Şubat 1986 gecesi sinemadan evine dönerken yakın mesafeden vurularak öldürüldü. O günden bu yana dosyada binlerce ifade, rapor ve analiz birikti. Toplam belge sayısının 500 bine ulaştığı belirtiliyor.

Geliştirilen yapay zekâ sistemi, kamuya açık yaklaşık 30 bin dijital belgeyi bir saniyeden kısa sürede tarayabiliyor. Polis verilerine göre, tüm dosyaların insan eliyle okunması en az on yıl sürebilir.

Sistem; delilleri karşılaştırıyor, çelişkileri belirliyor ve eksik noktaları işaretliyor. İnsan araştırma ekiplerinin yaptığı analizi taklit ediyor ancak çok daha hızlı çalışıyor.

Suçlamalar ve kapanan dosya

Yıllar boyunca cinayetin arkasında olduğu iddia edilen birçok aktör oldu. Güney Afrika’daki apartheid dönemi güvenlik servisleri, Kürt gruplar, İsveç içindeki sağcı aşırılıkçılar ve bireysel saldırganlar suçlandı. Bir kişi mahkûm edildi ancak daha sonra beraat etti.

Savcılık 2020’de dosyayı kapattı. Geçen yıl yapılan inceleme de bu kararı değiştirmedi. Yetkililer, davanın yeniden açılabilmesi için tutuklama ve mahkûmiyetle sonuçlanabilecek güçlü yeni kanıtlar gerektiğini vurguluyor.

Palme suikastı üzerine kitaplar yazan araştırmacılar ise “Cinayet gününden bu yana bildiklerimizden çok da ileride değiliz” görüşünde.

Teknolojinin sınırı nerede?

Adli bilimler geçmişte büyük sıçramalar yaptı. Parmak izi ve DNA analizleri birçok faili meçhul dosyayı çözdü. 2018’de ABD’de yapay zekâ destekli DNA analizi sayesinde yıllarca yakalanamayan “Golden State Killer” bulunmuştu.

Ancak Palme dosyasında farklı bir sorun var: Bilgi eksikliği. İlk soruşturmanın hatalı yürütüldüğünü belirten kamu komisyonları, bazı belgelerin kaybolduğunu ve önemli ipuçlarının takip edilmediğini ortaya koydu. Uzmanlara göre, var olmayan veriyi hiçbir teknoloji üretemez.

Ayrıca yapay zekâ kullanımı mahremiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. İsveç’te 2025’te önerilen, polislerin gerçek zamanlı yüz tanıma sistemleri kullanmasını öngören yasa tasarısı da bu nedenle sınırlı kapsamda tutuldu.

Tüm belirsizliklere rağmen amatör araştırmacılar kararlı. Onlara göre yapay zekâ, onlarca yıllık bir dosyada yeni bir kapı aralayabilir. İsveç’te ise 40 yıl sonra bile aynı beklenti canlı: Palme cinayeti gerçekten aydınlatılacak mı?

Yorumlar

Haber Arama