DOLAR 42,4433 EURO 49,3649 STERLİN 56,4180 GRAM ALTIN 5.663,63 BIST 100 10.914,65 BITCOIN $90.956
Facebook TwitterX Instagram YouTube

Arama Haber Code Logo Arama

HABERLER

Bursa’nın afet savunma kalkanı oluşturuluyor: İRAP 2027-2032

Bursa Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Bursa İRAP 2027–2032 Afet Risk Azaltma Çalıştayı Almira Hotel’de başladı.

Giriş: 02.02.2026 10:45 | Güncelleme: 02.02.2026 11:54
Paylaş
Bursa’nın afet savunma kalkanı oluşturuluyor: İRAP 2027-2032

ZEYNEP SUDE YAVUZ

Bursa Belediyeler Birliği tarafından Almira Hotel’de düzenlenen Bursa İRAP 2027–2032 Afet Risk Azaltma Çalıştayı yoğun katılımla başladı. Programda Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli bir kent haline hale gelmesi hedeflendi. 

Çalıştayın açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, modern afet yönetiminde paradigmanın değiştiğine değinerek afetler gerçekleşmeden önce riskleri sistematik olarak azaltan proaktif bir anlayışın hayata geçirilmesinin zorunluluk olduğuna dikkat çekti.

Küresel Tehditler ve Değişen Dinamikler

Küresel ölçekte değişen şartlara değinen Oktay Yılmaz, değerli katılımcılar, yaşadığımız çağda, küresel ölçekte değişen dinamikler kentleri daha önce hiç olmadığı kadar büyük tehditlerle karşı karşıya bırakmaktadır dedi. Günüzmüzde bu afetlerin hem sayısı hem de sıklığı hızla artmakta; buna bağlı olarak sosyal, ekonomik ve çevresel kayıp risklerimiz her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. İklim değişikliğinin etkisiyle artan seller, heyelanlar, orman yangınları ve depremler gibi doğa olaylarının yanı sıra; sanayi kazaları ve kimyasal sızıntılar gibi insan eliyle tetiklenen riskler de kent yaşamını doğrudan tehdit etmektedir.

Modern afet yönetimindeki yeni yaklaşımlara dikkat çeken Yılmaz, ancak bu tablo karşısında çaresiz değiliz; zira modern afet yönetiminde paradigmanın değiştiği bir noktadayız ifadelerini kullandı. Afetlerle mücadelede yalnızca olay anına ve sonrasındaki müdahaleye odaklanmak artık yeterli değildir. Asıl olan, afetler gerçekleşmeden önce riskleri doğru tespit eden, önceliklendiren ve bu riskleri sistematik olarak azaltmayı hedefleyen bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir. Bu proaktif yaklaşım, sadece bir tercih değil, Bursa gibi stratejik öneme sahip bir şehir ve tüm şehirlerimiz için adeta bir zorunluluktur.

Bütünleşik Yaklaşım ve İRAP Yol Haritası

Stratejik planlamanın hayati önemini vurgulayan Yılmaz, yürütülecek bir çalışma, tek bir afet türüne değil, tüm riskleri kapsayan "bütünleşik bir yaklaşıma" sahip olmalıdır sözleriyle devam etti. İşte bu bütünleşik yaklaşımın kurumsal ve bilimsel zemini, bugün üzerinde çalıştığımı stratejik belgelerde vücut bulmaktadır. Kentimizi güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak için hazırlanan "İl Afet Risk Azaltma Planları", sıradan birer rapor değildir. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı ilimizin ve ilçelerimizin geleceğini koruma altına alan hayati birer yol haritasıdır. Bilimsel veriler üzerine inşa edilen bu uzun vadeli planlama, Bursa’nın savunma kalkanını oluşturmaktadır.

Gelecek Hedefleri ve 6 Şubat Hatırlatması

Plan kapsamında hedeflenen kazanımlara değinen Yılmaz, Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürüteceğimiz çalışmalarla; daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı, can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymayı, kamu kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmayı ve kurumlar arası iş birliğini kalıcı hale getirmeyi hedeflemekteyiz dedi. Malumunuz geçtiğimiz yıllarda tüm Türkiye’yi derinden sarsan büyük bir afet yaşadık. 6 Şubat depremlerinin acısını ve sorumluluğunu yüreğimizde taşıdığımız bu haftada düzenlediğimiz bu çalıştay; “bir daha aynı acıları yaşamamak” için atılmış son derece kıymetli bir adımdır.

Devletin İyileştirme Çabaları ve Başarı Kriterleri

Deprem sonrası yürütülen çalışmaları hatırlatan Yılmaz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, 6 Şubat depreminin yaralarını saran Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın inşa edip teslim ettiği ev sayısı 500 bine yaklaştı bilgisini paylaştı. Dünya ölçeğinde çoğu gelişmiş ülkenin dahi ulaşamayacağı, ülkemizde birçok siyasi liderin hayal bile edemediği bu başarı bize afet sonrası iyileştirme çabalarında bir başarı kriteri sunmaktadır. Bu vesileyle 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere tekrar Allah’tan rahmet diliyorum.

Yıldırım’da Kentsel Dönüşüm ve Hedefler

İlçedeki dönüşüm faaliyetlerini detaylandıran Yılmaz, Yıldırım Belediyesi olarak 2019 yılından bugüne ilçemizde yürüttüğümüz imar ve kentleşme çalışmaları ile 23 mahallede 168 hektar alanda imar planı uygulama ve kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüyoruz açıklamasında bulundu. 16 noktada yaptığımız kentsel dönüşüm projesinin yanında 33 farklı noktada özel sektör eliyle yürütülen kentsel dönüşüm projelerine destek verdik. “Yıldırım’da Büyük Düşünüyor, Büyük Dönüşüyoruz” mottosuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla “En İyi Riskli Alan Kentsel Dönüşüm Yapan Belediye Ödülü”ne layık görüldük. Bugüne kadar yaklaşık yeni 7.500 adet bağımsız birimi kentsel dönüşüm ile ilçemize kazandırdık ve 2029 yılına kadar 30.000 adet bağımsız birimi ilçemize kazandırmayı hedeflemekteyiz.

Belediyeler arası dayanışmanın önemine işaret eden Yılmaz, Yıldırım'da geliştirdiğimiz ve başarısı tescillenmiş bu dönüşüm modelini ve tecrübemizi hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin; talep eden her bir belediyemizle paylaşmaya ve yaygınlaştırmaya da hazırız dedi. Yine bu süreçte Yıldırım’da yeni yapılacak binalarda, 50 bağımsız bölüm ve üzeri yapı projelerinde afet ve acil durum konteyneri konulması, belediye meclisimizin kararıyla zorunlu hale getirilmiştir. İl AFAD Müdürlüğümüz ve muhtarlarımızla birlikte mahallelerimizde oluşturduğumuz afet gönüllüleri ekipleriyle eğitimler ve tatbikatlar düzenleyerek her bir hemşehrimizin farkındalığını artırmayı, mahallelerimizi daha dirençli hale getirmeyi hedefliyoruz.

İletişim, Altyapı ve Sel Önlemleri

Teknik altyapı çalışmalarına vurgu yapan Yılmaz, yine Türkiye’de ilk defa tüm muhtarlarımıza telsiz dağıtarak afet anında kesintisiz iletişimi hedefledik sözlerini kaydetti. Kapalı pazar alanlarımızı, kent parklarımızı afet anında ihtiyacımıza cevap verecek bir altyapıyla donatıyoruz. 7 yıl içerisinde Deliçay üzerinde yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda dere ıslahı gerçekleştirerek ovamızı sel baskınlarına karşı daha dirençli hale getirdik. Yıldırım Belediyesi olarak zikrettiğimiz adımlar başta olmak üzere birçok projeyi hayata geçirdik, yeni projelerle de bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz.


Ortak Sinerji ve Şehir Vizyonu

Bursa geneli için iş birliği çağrısını yineleyen Yılmaz, elbette diğer ilçelerimizde de benzer süreçler yürütülüyor dedi ve ekledi: Aynı özen, çaba ve vizyonla başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm ilçe belediyelerimizle birlikte yetkimizi, gücümüzü ve kaynaklarımızı ortak bir sinerjiyle kullanarak Bursamızı daha dirençli bir kent haline getirebiliriz.

Konuşmasını iyi dileklerle sonlandıran Yılmaz, sonuç olarak, Bursa İRAP 2027-32 Afet Risk Azaltma Çalıştayı ile rotamızı net bir şekilde çiziyoruz vurgusunu yaptı. Hedefimiz; daha güvenli yaşam alanları oluşturmak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek, afet bilincini tabana yaymak ve kurumlar arası iş birliğini Bursa’nın bir kültürü haline getirmektir. Kamu kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak şehrimizi geleceğe hazırlayacağız. Çok paydaşlı ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayın, planlarımızın sahada devleşmesine büyük katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Başta Bursa İl AFAD Müdürlüğümüz olmak üzere, kıymetli akademisyenlerimize, tüm kurumlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza sundukları paha biçilemez katkılar için teşekkür ediyor; çalıştayın şehrimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, Yıldırım ilçesinde başlatılan İRAP hazırlık çalıştayı kapsamında afet risklerini önceden belirlemenin ve kurumsal iş birliğinin hayati önemine değindi.

Protokolü ve katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Mehmet Buldan, Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2027-2032 dönemi hazırlık sürecinin ilk ilçe düzeyi çalıştayında bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Buldan, bugün burada bulunma amacının yalnızca mevzuat gereği bir plan hazırlamak olmadığını, afetlerin yıkıcı etkilerini henüz yaşanmadan azaltmak ve sorumlulukları netleştirmek için toplandıklarını söyledi.

Afet Risk Azaltma Planlarının Niteliği

İl Afet Risk Azaltma Planı’nın (İRAP) teknik bir dokümandan ziyade stratejik bir araç olduğunu ifade eden Buldan, bu planın afetlerin olası etkilerini en aza indirmek amacıyla gerçekleştirilmesi gerekenleri tarihleyen ve sorumluları tanımlayan bir araç olduğunu vurguladı. Bu planın herhangi bir kurumun raporu değil, ildeki tüm kuruluşların iş birliğiyle oluşturulan ortak bir yol haritası olduğuna dikkat çekti.

Küresel Yaklaşımlar ve Hukuki Zemin

Dünya genelindeki afet yönetimi standartlarına ve Türkiye’nin bu süreçteki konumuna değinen Buldan, son yirmi yılda Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen çalışmalarla ortak bir küresel anlayış oluştuğunu belirtti. Paris Antlaşması’ndan Sendai Çerçevesi’ne kadar birçok belgenin afet risklerini azaltmayı temel hedef olarak belirlediğini hatırlatan Buldan, ülkemizde de 11. Kalkınma Planı ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle bu sürecin güçlü bir hukuki zemine kavuşturulduğunu ifade etti.

Kamu Sorumluluğu ve Bursa’nın Tecrübesi

Afet risklerini azaltmanın ertelenemez bir görev olduğunu hatırlatan Buldan, bu sürecin bir iyi niyet beyanı değil, açık ve bağlayıcı bir kamu sorumluluğu olduğunu belirtti. Bursa’nın 2021 yılında hazırlanan 122 eylemli ilk plan ile önemli bir kurumsal kapasite kazandığını ancak risklerin her ilçede homojen olmadığını, dolayısıyla daha yerel ve gerçekçi bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Yıldırım’dan Başlayan Yeni Metodoloji: "Tümevarım"

Yeni dönem planlama stratejisinin nasıl ilerleyeceğini detaylandıran Buldan, 2027-2032 dönemi hazırlık sürecinin Yıldırım ilçesinden başlayarak il geneline yayılan "tümevarım" esaslı bir metodolojiyle yürütüleceğini vurguladı. Yıldırım’da elde edilecek çıktıların diğer ilçelerdeki çalıştaylara ışık tutacağını ve ekim ayındaki sentez çalışmasıyla Bursa’nın bütüncül planının oluşturulacağını kaydetti.

İki gün sürecek programın bilimsel ve teknik içeriği hakkında bilgi veren Buldan, ilk gün akademisyenlerin deprem, zemin özellikleri ve yapı stoku gibi başlıklarda sunumlar yapacağını belirtti. İkinci gün ise tematik masalarda Yıldırım’ın risk profilinin ayrıntılı ele alınacağını ifade eden Buldan, bu çalışmaların hangi kurumun, hangi eylemi, hangi kaynakla yapacağını netleştirmeye hizmet edeceğine dikkat çekti.

Dirençli Bursa İçin Ortak Akıl

Afetlerin birer gerçek olduğunu ve 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha hatırlattığını söyleyen Buldan, aktif fay hatları üzerinde yer alan Bursa’da yarın aynı acıları yaşamamak için birlikte hareket etmenin zorunluluğuna değindi. "Birlikte planla, güçten direnişe, güvenli Bursa" yaklaşımını benimsediklerini belirten Buldan, afetlere karşı dirençli bir kentin ancak ortak akıl ve kurumsal sahiplenme ile mümkün olacağını vurguladı.

Konuşmasını destek veren kurumlara teşekkür ederek sonlandıran Buldan, sürece liderlik eden Sayın Vali Erol Ayyıldız’a, AFAD Başkanlığına, üniversitelere ve ev sahibi Bursa Belediyeler Birliği’ne şükranlarını sundu. Çalıştayın Bursa için somut ve hayat kurtaran sonuçlar üretmesini temenni ederek katılımcıları saygıyla selamladığını söyledi.


Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) ve İRAP

Risk azaltma başlığının çok kıymetli olduğunu ve bu başlığı 2021 yılında İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) ile 81 ilimizde devreye aldıklarını hatırlatan Tezcan, ardından dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu ulusal risk azaltma planlarından biri olan Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’nın (TARAP) 2022 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini vurguladı. Bu planlar içerisinde uygulanan İRAP metodolojisinin, şu an Bursa’da yeniden hazırlık aşamasında olduğumuz gibi 2021 yılında da bu şekilde ortaya konmuş olduğunu söyledi.

Risk Azaltmada Daha İyi Olma Zorunluluğu

Milletimizin fıtratı gereği aksiyon alma ve operasyona katılma konusunda çok güçlü olduğunu ifade eden Tezcan, 6 Şubat depremlerinin bize bunu gösterdiğini ve birçok dünya ülkesinden bu kadar hızlı bir müdahale sürecinin nasıl gerçekleştiğine dair tebrikler aldığımızı belirtti. Ancak daha iyi olmamız gereken bir husus var: Risk azaltma. Eğer risk azaltmada iyi olabilirsek, en azından can ve mal kayıplarını en aza indirip insanlarımızın daha huzurla yaşayacağı şehirleri inşa edebiliriz tespitinde bulundu.

Bursa’nın Öncü Rolü ve Yerel Katılım

Bursa'nın bu konuda öncü illerden biri olduğunu ve sınırları aşan risklerden kültürel mirasın korunmasına kadar birçok projeye ev sahipliği yaptığını dile getiren Tezcan, Bursa’nın bu yıl yine bir ilki gerçekleştirerek ilçe bazlı risk azaltma planı hazırlığı ve yöntem belirlenmesi noktasında bu çalıştayı düzenleme ihtiyacı duyduğunu kaydetti. Bu planların hayata geçirilmesinin sağlam yapılar ve kentsel dönüşüm için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tezcan, şehrin kılcal damarı olan muhtarlarımıza ve mahalle teşkilatlarımıza kadar inip "Sizin tehlikeleriniz nelerdir?" sorusunu sormamız gerektiğini ifade etti.

Akademik Destek ve İzleme-Değerlendirme Sistemi

Çalışmaların akademik boyutunu çok önemsediklerini belirten Tezcan, hem Bursa’da hem de Türkiye genelinde tüm çalışmaları üniversitelerle ve akademisyen hocalarımızın desteğiyle yürüttüklerini, çünkü bu faaliyetleri bir literatüre sahip hale getirmek gerektiğini vurguladı. Ayrıca bu tarz faaliyetlerin takip gerektirdiğini hatırlatarak; İRAP değerlendirme kurullarımız ve Sayın Valimizin başkanlığındaki komisyon çerçevesinde, her eylemin kanıtlayıcı belgelerle takip sistemine işlendiğini söyledi. Planların bir başucu kitabı gibi rafa kaldırılacak belgeler olmadığını, ihtiyaca göre şekillenebilen dinamik bir yapıda olduğunu sözlerine ekledi.

Belediyelerin Sorumluluğu ve Birliktelik Mesajı

Planlanan hedeflerin neredeyse yarısının belediyelerin sorumluluğunda yürütüldüğüne dikkat çeken Tezcan, bu durumun belediyelerin süreçte ne kadar kıymetli bir rolde olduğunu gösterdiğini belirtti. Salondaki sivil toplum, akademi, siyaset ve bürokrasi temsilcilerinin bir arada olmasının büyük bir güç olduğunu ifade eden Tezcan, afet anında nasıl bir aradaysak risk azaltma konusunda da bir arada olmamız gerektiğini vurguladı.

Bursa’nın 2027–2032 dönemini kapsayan afet risk azaltma planı için yol haritası oluşturulacak çalıştayda uzmanlar, deprem, sel ve diğer afet riskleri üzerine sunumlar yapacak. Kentin mevcut durumu değerlendirildi. Alınması gereken önlemler masaya yatırılacak.

Programın gün boyu devam etmesi ve oturumların ardından değerlendirme toplantılarıyla tamamlanması bekleniyor.

Yorumlar

Haber Arama