Yıldız, sarsıntının teknik detaylarını paylaşırken, depremin Bursa Ovası üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
"Deprem 7-7.5 Kilometre Derinlikte Meydana Geldi"
Yıldız, depremin ilk verilerini değerlendirerek şu bilgileri paylaştı: "Depremin odak derinliği yaklaşık 7.0–7.5 km olup, yer kabuğunun sığ sayılabilecek bir kesiminde gerçekleşmiştir. Ön değerlendirmeler, depremin Buldan Fay Zonu ile Sarayköy Fay Zonu çevresinde, yani bölgenin aktif tektonik yapısını oluşturan Denizli Graben Sistemi içerisinde gerçekleştiğini göstermektedir. Bu fay sistemleri, Batı Anadolu’nun gerilme rejimi altında gelişmiş aktif kırık hatları olup, bölgede benzer büyüklükte depremler üretmesi beklenen doğal tektonik yapılardır."
"Hasar Potansiyeli Düşük, Ancak Uyarıcı"
Deprem sırasındaki yer ivmesi ölçümlerine de değinen Yıldız, "Deprem sırasında ölçülen en büyük yer ivmesi (PGA), episantıra yaklaşık 20 km uzaklıktaki istasyonlarda 0.10 g civarında kaydedilmiştir. Hem depremin büyüklüğü hem de ölçülen bu ivme değerleri birlikte değerlendirildiğinde, bu depremin tek başına önemli bir yapısal hasar oluşturma potansiyelinin düşük olduğu anlaşılmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Bursa Ovası’ndaki Zemin Gerçeği"
Denizli’de meydana gelen depremin yüzlerce kilometre uzaklıktaki Bursa’da hissedilmesinin tesadüf olmadığını belirten Yıldız, Bursa Ovası’nın jeolojik yapısının altını çizdi:
"Bursa Ovası kalın alüvyal bir basen yapısına sahiptir. Bu tür basenler deprem dalgalarını yalnızca iletmez; aynı zamanda büyütebilir, odaklayabilir ve sarsıntının süresini uzatabilir. Çevre bölgelerde meydana gelen görece küçük veya orta büyüklükteki depremler bile, Bursa Ovası’nda hissedilen sarsıntının beklenenden daha güçlü algılanmasına neden olabilmektedir. Bu durum, deprem tehlikesinin yalnızca fayın büyüklüğüyle değil, zemin özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin en açık göstergelerinden biridir."
"Bilimsel Verilerle Planlama Şart"
Yapı stokunun incelenmesinde yerel zemin etkilerinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bursa Ovası’nda bulunan yapı stokunun değerlendirilmesinde; yerel zemin etkileri, basen büyütmesi ve zemin–yapı etkileşimi gibi faktörler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bugün meydana gelen deprem, hasar potansiyeli açısından sınırlı olsa da Bursa Ovası’nın deprem dalgalarını büyüten zemin karakterini yeniden hatırlatan önemli bir uyarıdır. Deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde güvenli yapılaşmanın yolu, fayları ve zemin koşullarını bilimsel verilerle birlikte değerlendiren planlama ve denetim süreçlerinden geçmektedir."





Yorumlar