Kabine Toplantısı sonrası değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemenin temel amacının sosyal ağ sağlayıcılarına hukuki sorumluluk yüklemek olduğunu belirtti. Taslak uyarınca, platformların 15 yaşından küçük çocuklara hizmet sunması ve hesap açmasına izin vermesi yasaklanacak. Ayrıca, çocukların maruz kalabileceği riskli içeriklerin engellenmesi için platformların etkili filtreleme sistemleri kurması zorunlu hale getirilecek.
"Çocuklar Ticari Bir Meta Olarak Kullanılamaz"
Bakan Göktaş, yaklaşık bir buçuk yıldır üzerinde çalışılan düzenlemenin; akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin görüşleri alınarak hazırlandığını vurguladı. Sosyal medyanın çocuklar üzerinde depresyon, kaygı bozukluğu ve çeşitli davranış sorunlarına yol açtığını ifade eden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
"Dijital mecraların sunduğu imkanlardan yararlanırken, çocuklarımızın zihinsel ve ruhsal sağlığını korumak en büyük önceliğimizdir. Suç örgütlerinin bu mecralar üzerinden çocuklara ulaştığını ve onları suça sürüklediğini biliyoruz. Bu düzenleme, bir anlamda 'çocuk koruma kalkanı' işlevi görecek. Sosyal medya platformlarının evlatlarımızı ticari bir meta haline getirmesine müsaade edemeyiz."
Dijital Güvenlik İçin 7/24 Takip
Bakanlık bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Göktaş, "Çocuklar Güvende" web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden ailelere rehberlik hizmeti sunulduğunu hatırlattı. Zararlı içeriklere karşı Sosyal Medya Çalışma Grubu'nun kesintisiz mesai yaptığını belirten Bakan, bugüne kadar 2 bin 900’den fazla içeriğe müdahale edildiğini ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) aracılığıyla erişim engeli getirildiğini kaydetti.

Dünyadaki Benzer Uygulamalar
Küresel ölçekte çocukların dijital güvenliğini sağlama çabaları, özellikle son birkaç yılda birçok ülkenin benzer yasal düzenlemeleri hayata geçirmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. Bu konuda en radikal adımı atan ülkelerden biri olan Avustralya, 10 Aralık 2025 itibarıyla 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kapsamlı bir yasak getirdi. Dünyada bir ilk olan bu düzenleme, ebeveyn izni olsa dahi sınırın altındaki çocuklara hesap açılmasını engelliyor ve kurallara uymayan teknoloji devlerine 50 milyon Avustralya dolarına varan ağır para cezaları öngörüyor. Avustralya’nın bu hamlesi, Malezya gibi ülkeler için de bir model oluştururken; Malezya hükümeti de benzer bir yaş sınırını 2026 yılı itibarıyla uygulamaya koymayı planladığını duyurdu.
Avrupa coğrafyasında da benzer kısıtlamalar ve yasal süreçler hızla ilerliyor. Fransa, daha önce uyguladığı ebeveyn izni şartını bir adım öteye taşıyarak Eylül 2026’dan itibaren 15 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini tamamen yasaklamayı hedefleyen yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Bu düzenleme, sadece sosyal medya kısıtlamasını değil, aynı zamanda liselerde cep telefonu kullanımının tamamen kaldırılmasını da içeriyor. Benzer şekilde Norveç hükümeti de çocukların sosyal medya platformlarını kullanma yaş sınırını 13’ten 15’e çıkarmayı gündemine aldı. Norveç’teki çalışmalar, çocukları algoritmaların etkisinden ve ticari sömürüden korumak amacıyla daha katı bir yasal çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.
Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri ise daha çok denetim ve teknik doğrulama sistemleri üzerinden süreci yönetiyor. İngiltere’de 2026 yılında tam kapasiteyle uygulanmaya başlanan Çevrimiçi Güvenlik Yasası (Online Safety Act), platformlara çocukları zararlı içeriklerden koruma ve yaş doğrulaması yapma konusunda sıkı yükümlülükler getiriyor. Bu kapsamda yüz tanıma ile yaş tahmini veya bankacılık verileriyle doğrulama gibi yöntemler kullanılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise federal düzeyde bir yasak olmasa da Florida gibi eyaletler, 14 yaş altındaki çocukların sosyal medya hesabı açmasını yasaklayan yerel yasaları yürürlüğe koyarak bu küresel güvenlik dalgasına katılmış durumda.





Yorumlar