Konak Kültürevi’nde 15 Ocak’a kadar sürecek olan gösterimler kapsamında izleyiciyle buluşan film, Filistin’de 1987–2011 yılları arasındaki dönemi, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesi üzerinden ele alıyor. Yapım, adını eski bir Filistin inanışından alıyor: Rüyasında kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişinin, taşıması zor bir sorumluluk üstlendiğine inanılıyor. Yönetmen Saleh, bu metaforla Filistin davasını “masumların üzerine giydirilen ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimliyor; kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor.
“Filistinliler zor zamanlarda bile gülümseyebilir”
Gösterimin ardından yapılan söyleşide Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya yönelişini anlattı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemayı seçtiğini belirten Saleh, Batı sinemasında Filistinlilerin tek taraflı ve olumsuz temsiline dikkat çekerek, “Kendi hikâyemizi biz anlatmazsak, başkaları tersini anlatır” dedi. Filistinlilerin yalnızca acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan yönetmen, zor koşullarda bile gülümseyebilen, gündelik hayatını sürdüren insanların varlığını göstermek için filmde mizaha da yer verdiğini ifade etti.
“Sanat, direnişi anlatmanın en güçlü yolu”
Söyleşinin sonunda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal meselelerdeki birleştirici ve görünür kılıcı gücüne dikkat çekerek, sinemanın Orta Doğu’da yaşanan acıları dünyaya duyurmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi. Özdemir, insanlık onuru ve adaleti merkeze alan sanatçıların yanında olduklarını vurguladı. Programın sonunda Başkan Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye takdim etti.
Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.






Yorumlar