“Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” başlıklı panel, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı.
Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, toplumda şiddetin çoğunlukla yalnızca fiziksel boyutuyla algılandığını belirtti. İlgen, psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddetin de önemli sorunlar arasında yer aldığını vurgulayarak özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesinin ve kanıtlanmasının zor olabildiğini söyledi. İlgen ayrıca “kadının beyanı esastır” ilkesinin yanlış yorumlandığını ifade ederek, bir kişinin koruma talep ettiğinde hızlı şekilde tedbir uygulanmasının ve soruşturma başlatılmasının gerektiğini, bunun doğrudan ceza verilmesi anlamına gelmediğini dile getirdi.
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı ise çocukların istismar durumlarında yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Çocuğun şikayetçi olması halinde aile içinde suçlanma ya da okul çevresinde damgalanma korkusu yaşayabildiğini belirten Yazıcı, aynı olayı farklı kurumlara tekrar tekrar anlatmanın çocukta yeni travmalar yaratabileceğini söyledi. Bu nedenle çocukların ifadelerinin polis merkezlerinde değil, uzmanların görev yaptığı Çocuk İzlem Merkezlerinde alınmasının önemine değindi.
Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ da konuşmasında çocuk istismarı konusuna değinerek “çocuğun rızası” gibi bir kavramın olamayacağını vurguladı. İstismarın temelinde güç dengesizliği bulunduğunu ifade eden Akdağ, bir çocuk ile yetişkin arasındaki ilişkide gerçek anlamda bir rızadan söz edilemeyeceğini belirtti. Akdağ, istismar sırasında tepki verememenin bir rıza değil, çoğu zaman hayatta kalma refleksi olduğunu söyleyerek, çocukların yaşadıkları travmalar nedeniyle olayları geç anlatmasının ya da çelişkili ifadeler vermesinin doğal olduğunu dile getirdi. Akdağ, bu tür durumlarda en önemli yaklaşımın önce çocuğa inanmak ve ardından süreci sağlıklı şekilde değerlendirmek olduğunu ifade etti.





Yorumlar