ÖZEL HABER: Zeynep Sude YAVUZ
Yaşananların yalnızca teknik bir arıza olarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağını vurgulayan Yıldız, ortaya çıkan tablonun uzun süredir dile getirilen bilimsel ve teknik uyarıların dikkate alınmamasının bir sonucu olduğunu söyledi. Bölgede yaşayan vatandaşların tarım arazilerinde tahribat yaşandığını, su kaynaklarıyla ilgili ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdiğini hatırlatan Yıldız, “Bugün yaşananlar anlık ya da beklenmedik bir durum değil. Kirazlıyayla’da yaşayan vatandaşlar uzun süredir hem arazilerinde hem de çevresel koşullarda bozulmalar olduğunu ifade ediyor. Ancak bu şikâyetler bugüne kadar yeterince karşılık bulmadı. Gelinen noktada riskin giderek büyüdüğünü görüyoruz” dedi.

Atık barajına ilişkin ÇED raporlarının incelendiğinde önemli çelişkiler
içerdiğini belirten Yıldız, özellikle atık su yönetimi konusunda ciddi
belirsizlikler bulunduğunu vurguladı. Yıldız, “ÇED raporuna baktığımızda aynı
metin içerisinde birbiriyle örtüşmeyen değerlendirmeler görüyoruz. Raporlarda
bir yandan atık su oluşmayacağı öne sürülüyor, diğer yandan bu suyun nasıl
arıtılacağına, nasıl geri kazanılacağına ya da hangi sistemlerle kontrol altına
alınacağına dair somut bir teknik altyapı tanımlanmıyor. Bu yaklaşım bilimsel
gerçeklerle örtüşmez ve sahadaki riskleri artırır” değerlendirmesinde bulundu.
Hasarın ardından çevreye yayıldığı belirtilen atıkların içeriğinin henüz net
olarak ortaya konulmadığına dikkat çeken Yıldız, kapsamlı ve bağımsız
analizlerin acilen başlatılması gerektiğini söyledi. “Bu aşamada yalnızca
görsel incelemelerle ya da yüzeysel değerlendirmelerle ‘tehlike yok’ denemez”
diyen Yıldız, “Hayvanlardan, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarından, tarım
ürünlerinden numuneler alınmalı. Bu atıkların içinde hangi maddelerin bulunduğu,
bu maddelerin ne ölçüde zehirli olduğu ve insan sağlığına nasıl etkiler
yaratabileceği bilimsel verilerle ortaya konulmalı ve kamuoyuyla açık şekilde
paylaşılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bölgenin jeolojik yapısının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, mevcut durumun olası bir deprem ya da büyük bir doğal afet senaryosunda çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Büyük bir afet yaşanmadan dahi bu ölçekte bir riskle karşı karşıya kalınmasının son derece düşündürücü olduğunu ifade eden Yıldız, denetim ve yaptırım mekanizmalarının yetersizliğinin de bu süreçte belirleyici olduğunu dile getirdi.

Olayın ardından yetkili kurumlardan kamuoyunu bilgilendirecek kapsamlı bir açıklama yapılmamasını eleştiren Yıldız, çevre ve halk sağlığını ilgilendiren bu tür olaylarda şeffaflığın hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Yıldız, “Aradan günler geçmesine rağmen vatandaşın riskin boyutunu net biçimde öğrenebileceği bir resmi açıklama yapılmış değil. Ayrıca caydırıcı yaptırımlar uygulanmadığı sürece benzer sorunların tekrar yaşanması kaçınılmaz hale geliyor” diye konuştu.

ÇED süreçlerinin yerel yönetimlere bağlı olmadığını hatırlatan Yıldız, buna rağmen sahada görev yapan kamu kurumlarıyla sürekli iletişim ve iş birliği içinde olduklarını belirterek, “ÇED raporları merkezi bir süreç üzerinden yürütülüyor olabilir ancak bu durum, sahadaki kurumların sürecin dışında kaldığı anlamına gelmez. Aksine, çevredeki tüm birimlerle dirsek teması halinde olunması, sahadaki gelişmelerin anlık olarak izlenmesi ve olası risklere karşı ortak bir refleks geliştirilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Konu ile ilgili Yenişehir Belediye Başkanı Ercan ÖZEL şu açıklamaları yapmıştı; “Burada atık barajı yapılmasına Kirazlıyayla Mahalle sakinlerimizle birlikte karşı durduk. Yıllar önce buranın çökebileceğine, çevreye ve halk sağlığına karşı riskler oluşturduğunu özellikle belirttik. Tarih ne yazık ki bizi haklı çıkardı. Bugün gelinen noktada, kimyasal ve ağır metal içerikli atık toprağa ve suya karıştı. Yenişehir Belediyesi olarak hukuki ve idari tüm süreçleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çevre kirliliğine neden olan ihmaller zincirinin üzeri örtülemez, hemşehrilerimizin sağlığı ve doğamız için gereği neyse yapılacak.”







Yorumlar