DOLAR
32,2178
EURO
34,8103
ALTIN
2.413,56
BIST
10.792,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
21°C
Bursa
21°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
22°C

BİLGİNİN GERÇEK DEĞERİ

BİLGİNİN GERÇEK DEĞERİ
A+
A-

Bilginin gerçek değeri, farklı bilgiler ile birleşip harmanlanarak yeni bir fikir üretmekte saklıdır. Yeni bir fikir üretirken aslında sandığımızdan çok daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarız. Bu bilgileri yeni fikirlere dönüştürmek tamamen bizim elimizdedir.

Fikirler kendi aralarında 5 başlıkta özetlenebilir :

1.       sorun çözen fikirler,

2.       insanlara yardımcı olacak fikirler,

3.       kalıcı ve kurtarıcı fikirler,

4.       her şeyi daha yararlı hale getirecek fikirler

5.       aydınlatıcı ve geliştirici fikirler

James Webb Young’ın yaptığı “fikir” tanımı, bu kitabın temellerinden biridir.

‘‘Fikir, eski unsurların yeni bir bileşiminden ne daha geride, ne de daha ileridedir.’’

Hangi konumda olursanız olun; yeni fikirler üretme beceriniz daima başarınızın bir kaynağıdır diyor

Yazar Jack Foster

Kitapla ilgili sizin için  kısa  derlemeler yapıyoruz. Maillerimizi takip etmenizi bekliyoruz.

Düşünme biçiminizi gözden geçirin

Düşünceleriniz ne kadar şekillenirse, fikirleriniz de o kadar şekillenir. Fikirler, düşünerek ortaya çıkar ve bu sayede eyleme dökülebilir. Bu nedenle düşünme tarzınız, fikir üretimi konusunda oldukça önem taşır. Farklı düşünme kalıplarını deneyerek düşüncelerinizi çeşitlendirin.

Düşünme çeşitleri farklı platformlarda değişik şekilde tanımlanıyor . Bu kitap düşünme biçimlerini 3 farklı şekilde ele alıyor

Görsel düşünme kalıbı: Çoğumuz sözcükler ile düşünür ve anlaşırız. Bu kalıp ise bizlere şekiller ile düşünmenin, dünya çapındaki birçok yaratıcı beyine ilham ve başarı kazandırdığını açıklıyor. Einstein, nadiren sözcükler ile düşündüğünü, genellikle kavramlar ve şekiller ile düşünüp sonrasında bunları sözcüklere döktüğünü söylemiştir. Freud, bilinçaltının derinliklerini iki boyutlu bir resme bakarken keşfetmiştir. Niels Bohr, atom modelini aslında güneş sistemine benzettiği için keşfetmiştir.

Sınırları özgür bırakan düşünme kalıbı: İnsanların büyük bir çoğunluğu kendilerine kısıtlamalar, sınırlar çizerler ve bu yüzden hedeflerine ulaşamazlar. Kendilerini sabote ederler ve baltalarlar. Önlerini kendi koydukları engeller ile kesmiş olurlar.

Bir örnek verelim. Sizden her biri birbirine eşit uzaklıkta olan dört ağaç dikmenizi istiyorum.

Nasıl dikerdiniz ?

Yüksek olasılıkla tüm ağaçları yan yana diktiniz ve bu yolun doğru olmadığını gördünüz. Daha sonra aynı düzlem zorunluluğu olmadığını fark edip iki ağacı diğer iki ağacın üstüne/altına dikip kare şeklini aldırarak doğru cevabı vermiş oldunuz. Soruyu çözmenizi sabote edip engelleyen kişi yalnızca sizdiniz. Kendiniz önünüze kısıtlamalar koyup çözmenizi engellediniz. Bu hayatta sık sık karşımıza çıkan bir durumdur. Bunun bilincinde olup adımlarınızı kendinizi sınırlandırmadan atarsanız, aslında bu konuda ne kadar özgür olabildiğinizi keşfedeceksiniz. Bunların size getirileri elbette ki olacak.

Yatay/Yanal düşünme kalıbı: Yatay düşünme, dolaylı düşünmelerde sıçramalar yaparak düşünmeye verilen addır. Mantıklı yolda ilerlemek şart değildir. Alternatif yollara sapılabilir. Çıkmaz sokağa denk geldiğinizde bile yolun etrafından dolanıp çıkış bulunabilir. Yanal düşünme, problemleri endirekt ve yaratıcı yaklaşımla, hemen belirmeyen ve geleneksel adım adım mantıkla elde edilemeyen gerekçe kullanarak çözümü. Yanal düşünme, doğal, mantıksal ve matematiksel düşünme biçimine karşı geliştirilmiş alternatif düşünce biçimidir.

Siz hangi düşünme biçimini daha yoğun kullanıyorsunuz ?

Problemi tarif edin

Her sorunun bir çözümü vardır. Fakat sorunu düzgünce tanımlayamadan çözüme ulaşmak olanaksızdır. Einstein der ki, ‘‘Sorunun formüle edilmesi, çoğu kez yalnızca matematiksel ya da deneyimsel beceriler gerektiren çözümden daha önemlidir. Yeni sorular ile eski sorunlara yeni bakış açıları getirmek yaratıcı bir hayal gücü gerektirir ve gerçek ilerleme sağlar.’’

Hangi soruları sormanız gerektiğine dikkat etmek önemlidir. Doğru sorular ile doğru tanıma ulaşabilirsiniz. Eğer bir netliğe ulaşamazsanız, sorduğunuz soruları değiştirmelisiniz.

Örneğin, ‘‘Tüm işleri zamanında nasıl yetiştirebilirim?’’ sorusu sizi kestirmeden işi bitirmeye yönlendirir.

‘‘Tüm işlerin zamanında yapılmasını nasıl sağlayabilirim?’’ sorusu ise iş yükünün paylaştırılmasının taraftarı olduğunuz bir bakış açısı ile sorulan bir soru olur.

Soru sorarken sorduğunuz sorunun, size gerçek bir cevap sunabileceğinden emin olun. Her zaman hatırlayın ,  yanlış sorulan soru, size yanlış çözüm getirecektir. Soruları da kendi aralarında ayırmayı deneyin ve size en gerçekçi cevabı verecek olan soruyu bulmaya gayret edin.

Gün içinde karşılaştığınız problemlerde doğru soruyu sormak için neyi farklı yapmanız gerekiyor?

ETİKETLER: , ,