Tarih ve arkeoloji meraklılarını buluşturan etkinlikte Şahin, 2014 yılında hava fotoğrafları sayesinde fark edilen bazilikanın keşif sürecini ve ardından yapılan bilimsel çalışmaları anlattı. Sunumda, yapının Birinci İznik Konsili ile olası bağlantısı da güncel bulgular ışığında değerlendirildi.
İznik’in antik dönemden itibaren taşıdığı önemine değinerek konuşmasına başlayan Şahin, Roma döneminde kentin “neokoros” ve “metropolis” unvanlarına sahip olduğunu hatırlattı. Göl kıyısından yaklaşık 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte bulunan bazilikanın mimari özelliklerini aktaran Şahin, 2016 yılında başlatılan su altı kazılarının önemli sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Araştırmalara göre yapının, M.S. 368’deki depremle yıkıldığı, yaklaşık M.S. 380 yılında yeniden inşa edildiği ve 1065 yılındaki büyük deprem sonrası tamamen sular altında kaldığı belirlendi.
Şahin, bazilikanın tarihsel önemine dikkat çekerek, yapının M.S. 325 yılında toplanan Birinci İznik Konsili ile ilişkili olabileceğini dile getirdi. Bu alanın, konsile katılan 318 piskopos anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu belirtti.
İznik’in uluslararası ölçekte önemli bir turizm merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Şahin, su altındaki bu yapının özellikle inanç turizmi açısından kente ayrı bir değer kattığını ifade etti.





Yorumlar