Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişikliğine tepki gösterdi.
Ortak açıklama, DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler tarafından okundu. Açıklamada, yasa teklifinin milli parkları koruma anlayışından uzaklaştırarak madencilik, enerji, su ve turizm yatırımlarına açabilecek nitelikte olduğu savunuldu.
“Uludağ Bursa’nın yaşam kaynağıdır”
1961 yılında milli park ilan edilen Uludağ’ın Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olduğu hatırlatıldı. Su havzaları, ormanları ve endemik türleriyle bölgenin ekolojik güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Uludağ’ın halihazırda turizm baskısı, yapılaşma ve madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altında olduğu belirtildi. Yeni düzenlemeyle 99 yıllığına turizm tesisleri yapılabileceği, yeni yollar açılabileceği ve kaçak yapıların yasallaştırılabileceği iddia edildi.
Su kaynakları ve madencilik uyarısı
Uludağ’ın Bursa’nın su ihtiyacının büyük bölümünü karşıladığına dikkat çekilen açıklamada, Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık barajlarının Uludağ’dan beslenen derelerle dolduğu ifade edildi.
Yasa değişikliğiyle su kaynaklarının şirketlere kiralanabileceği ve kontrolsüz kullanım riskinin artacağı öne sürüldü. Ayrıca milli park sınırları içinde madencilik ve enerji faaliyetlerinin önünün açılmasının yangın ve ekosistem tahribatı riskini artıracağı savunuldu.
“Milli park ekonomik rant alanı değildir”
Açıklamada, milli parkların ekonomik rant alanı değil, kamusal ve ekolojik güvenlik alanı olduğu vurgulandı. Son 20 yılda Uludağ sınırlarında yapılan değişikliklerle koruma önceliğinin zayıflatıldığı ifade edildi.
Ortak metinde, “Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ yoksa Bursa yok olur” denilerek yasa teklifinin geri çekilmesi çağrısı yapıldı.
Kent dinamikleri, Uludağ’ın geleceği için hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.






Yorumlar