DOLAR
32,8479
EURO
35,3653
ALTIN
2.487,76
BIST
10.682,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Açık
33°C
Bursa
33°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Açık
33°C
Pazar Açık
31°C
Pazartesi Açık
32°C

Saza geldiniz de söze niye gelmediniz?

A+
A-

Geçtiğimiz haftalarda ikinci kez düzenlenen Bursa Gastrofest’in değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da katıldığı toplantı biraz gergin başladı diyebilirim.

Başkan Aktaş toplantı salonuna şöyle bir göz gezdirdi ve “Gastrofest’te kaç katılımcı vardı, burada niye bu kadar az katılım var?” diye sitem etti.

Yedik içtik, ciromuzu katladık dahasına gerek yok diye düşünmüş olmalı ki festivalde stant açan pek çok katılımcı değerlendirme toplantısına katılmaya lüzum görmedi sanırım…

Başkan genel değerlendirmenin ardından stresini attıktan sonra bir katılımcının stant fiyatı düşürülsün önerisine “Gelecek sene artıracağız” diye cevap verdi. Gülüyordu ama her şakanın altında bir gerçeklik payı var derler…

Başkanın bir diğer şaka yollu ama bu kez daha ciddi söylemi ise katılımcıların fazlalığıydı. “Gelecek yıl herkes giremeyecek” ifadesi, benim Gastrofest’e ilişkin, “Gastrofest’in geçtiğimiz yıl düzenlenen basın toplantısına ve gala yemeğine katıldığımda bu festivalin duman altı olacağı intibasına katılmamıştım. Ancak yarışmalar ve söyleşileri hariç tutuyorum et dönerin bu kadar baskın olmasına gerek var mıydı, tartışılır. Gerçi stantların geçtiğimiz yıla kıyasla daha düzenli olduğu yönünde değerlendirmeler de var ama bana kalırsa döner tezgahlarının bu kadar ağırlıkta olması çok da akıllıca değildi- bence” ifadelerimle örtüşür yönde.

Aktaş’ın eleştirisinin temelinde duman altı bir ortam yahut et dönerin ağırlıklı olması yoktu. Daha ziyade hijyen, doğru markalar, Bursa’yı temsil edebilirlik noktasındaki endişelerini taşıdığını hissettik. Hepsi bir yana şu ifadelerine dikkat çekmek istiyorum ki kendisinden duyduğum en doğru ve haklı tespitti: “Bursa Gastrofest 2 senelik bir heves olarak rafa da kalkabilir, daha uzun vadeli ilerleyen bir organizasyon da olabilir. Ama şunu unutmayalım, halkın ekonomik mutluluğu yokken böyle etkinlikleri sırf firmalar ciro yapsın diye düzenleyemeyiz. Biraz gerçekçi olalım.”

Açıkçası bana öyle geliyor ki Gastrofest’te gözüme çarpan, dikkat çeken, rahatsız eden tüm hususlar başkanın da gözünden kaçmamış.

Toplantıda söz alan BTSO Hizmet Ticaret Konseyi Başkanı Turgay Güler’in önerisini es geçemeyeceğim.

Bursa Gastrofest uluslararası olsun. Mesela Yunanistan ve Almanya stant açsın” önerisini açıkçası çok doğru ve yerinde bulmadım. Yunanistan’ın Türk mutfağına ait pek çok tescilli lezzetinin üstüne çöktüğü bir gerçek. Zaten başka ülkelerin stant açmasını da daha Bursa kendi mutfağını tam anlamıyla açamamışken, hadi onu da geçtim Anadolu mutfağını tezgahlara serememişken pek doğru bulamıyorum.

Başkan Aktaş’ın bugün yaptığı değerlendirmeler sonucu önümüzdeki yıl yerel lezzetlerin layıkıyla tanıtıldığı esaslı bir Gastrofest göreceğimizi hissediyorum.

Bugün söze gelmeyenler, o gün sazda olacak mı, onu bilemiyorum.

TürkTraktör’ün gözü tarımın üstünde

Geçtiğimiz yıl 19. Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı öncesinde de buluşmuştuk TürkTraktör Genel Müdürü Aykut Özüner ve ekibiyle.

“Tarım yeni bir gündem değil” demişti Aykut Özüner, geçen sene bugünlerde gerçekleşen buluşmada. Son buluşmamızdaki satır aralarına sığdırılmayan sohbetimizden anlıyorum ki çok daha önem kazanmış durumda iklim.

Önceki buluşmamızda Tarlam Cepte uygulamasından ve bu uygulamanın sağlayacağı faydalardan bahsetmişti Sayın Özüner. Ben de şu ifadeleri kullanmıştım köşe yazımda: “2019 yılında faaliyete geçen bu uygulama gibi uygulamaların artmasıyla, çiftçilerin ve üreticilerin daha bilinçli faaliyet sürdürmesi tarımın sadece yumurta kapıya dayandığı için değil, yaşamımızdaki önemini koruması için de elzem olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Ki yeni nesillere yaşanabilir topraklar bırakmak boynumuzun borcu. Bunu hatırlattığı için TürkTraktör’e teşekkür ederiz…

 Dün akşam gerçekleşen buluşmada Tarlam Cepte’den ne kadar verim aldıklarını ve iklim değişikliği kapsamında tarıma yönelik başka hangi önemli projeleri olduğunu sordum. Aldığım cevabı aktarıyorum:

TürkTraktör’ün çiftçilere yönelik geliştirdiği Tarlam Cepte uygulaması, çiftçilerin üretim süreçlerini daha verimli ve karlı hale getirmelerine yardımcı oluyor. Uygulama, çiftçilere hava durumu tahminleri, ürün rekoltesi takibi, ilaçlama zamanlaması gibi bilgiler sunuyor. Ayrıca çiftçiler, uygulama üzerinden uzmanlara soru sorarak destek alabiliyorlar.

Bunun yanı sıra TürkTraktör’ün geliştirdiği otomatik dümenleme sistemi, traktörlerin daha hassas bir şekilde yönlendirilmesini sağlıyor. Bu sistem sayesinde, traktörlerin aynı alana birden fazla kez girmesi önleniyor. Bu da girdi maliyetlerinin azalmasına ve verimliliğin artmasına yardımcı oluyor.

Bir diğer uygulamamız olan araç takip sistemi, çiftçilerin traktörlerinin nerede olduğunu, ne kadar yakıt tükettiğini ve hangi operatör tarafından kullanıldığını takip etmelerine olanak tanıyor. Bu sistem, bakım ve onarım gibi süreçlerin daha verimli bir şekilde yönetilmesine yardımcı oluyor.

TürkTraktör ayrıca, ilaçlama verimliliğini artıran yeni bir ilaçlama sistemi geliştiriyor. Bu sistem, ilaçların daha doğru ve homojen bir şekilde uygulanmasını sağlıyor. Bu da ilaç maliyetlerinin azalmasına ve verimin artmasına yardımcı oluyor.

Buluşmamızda en çok bahsettiğimiz hususların sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, iklim değişikliği olduğunu göz önünde bulundurunca TürkTraktör, çiftçi için sadece traktör projelendirmiyor, aynı zamanda tarımın geleceğini de düşünüyor.

Bu bağlamda keşke her sektör ve her şirket sürdürülebilirlik üzerine bu kadar kafa yorsa diye düşünmeden edemedim…

Yazarın Diğer Yazıları