Kentin gündemine oturan bu olayın ayrıntıları üzerine kısa bir hatırlatma yapacak olursak; Toplantıda su faturalarındaki katı atık bedelleri ve BUSKİ’nin mali durumu görüşülürken, salonda tansiyon yükseldi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek salondaki üyelere yansıdı. Bir yanda meclis üyeleri ayakta birbirine bağırıyor, başkanlar arasında atışmalar devam ediyor, bir yandan da bazı üyeler ateşi benzin ile söndürmeye çalışıyordu. Durum bu hale gelince de meclis kontrolden çıktı. Basın mensupları ben de dahil olmak üzere salonun ortasından ayrılamadık. Kameralarımız kimi çekeceğini şaşırdı. Üyeler ise duracakları yeri karıştırdı. Bu gergin atmosfer devam ederken güç bela yangın yerine dönen ortam söndürüldü.
Yerel
siyasette zaman zaman yaşanan sert tartışmaların bir örneğini Bursa tekrar
ortaya koymuş oldu. Elbette meclis salonlarında seslerin yükselmesi kavgaların
fiziksel boyuta yaklaşması farklı görüşlerin çarpışması yeni bir durum değil.
Ancak önemli olan bu tartışmaların kente nasıl yansıdığı ve sonunda Bursa için
nasıl bir sonuç ortaya çıkardığıdır. Demokratik sürecin doğal bir parçası olan
meclislerde bu tarz tartışmaların boyutunun aşılması olacak iş değil gerçekten.
İş başka arkadaşlık başka derler ama görüyoruz ki ortada uçuşan cümleler işten
de çıkıyor arkadaşlıktan da. Yakışık almadı. Kent meselelerinin görüşüldüğü
meclislerde kamusal boyutun aşılıp kişisel boyuta evrilmesi, salonda bulunan
herkes için kaba tabirle abes bir durumdur.
Başkan
Bozbey’in bu olaydaki tutumuna değinmeden edemeyeceğim. Demiştim iş başka
arkadaşlık başka diye. Toplantı sonrası yapılan açıklamalar da aslında bu
noktaya işaret ediyor. İftar programında konuşan Başkan
Bey’in mecliste zaman zaman gerginliklerin yaşanabileceğini ancak herkesin aynı
şehirde yaşayan insanlar olduğunu “Bursa’nın sorunlarını çözmek için tartışabiliriz
ama gerektiğinde kol kola girmeyi de biliriz” cümlesiyle vurgulaması yerel
siyasetin özünde olması gereken anlayışı hatırlattı ve böyle de olmalıydı.
Bayrama günler kala gerçekleşen bu tartışma ve yapılan bu açıklama Başkan
Bozbey’in birleştirici tutumunu ve siyasi görüş farketmeksizin ortak akıl
vurgusu yapmasını gözler önüne serdi.
Temennimiz elbette benzer gerginliklerin bir daha yaşanmaması. Bir şehirde farklı görüşlerin bulunması son derece doğal. Hatta çoğu zaman bu farklı bakış açıları, sorunlara daha geniş bir açıdan yaklaşılmasına ve daha sağlıklı çözümler üretilmesine katkı sağlar. Ancak önemli olan, tartışmaların amacının yeni sorunlar yaratmak değil, mevcut sorunlara çözüm aramak olmasıdır.
Bursa gibi büyük ve hareketli bir kentte su yönetiminden ulaşıma, kentsel
dönüşümden altyapıya kadar birçok konu aynı anda gündemde kendine yer buluyor.
Böylesine geniş bir gündemi yönetebilmek ise tek bir kurumun ya da tek bir
siyasi görüşün çabasıyla değil, kafa kafaya vererek tüm birimlerim çabasıyla,
birliğiyle mümkün olacaktır. Sonuçta herkes aynı şehirde yaşıyor, aynı havayı soluyor.
Bursa’nın kazandığı bir tabloda ise aslında herkes kazanmış oluyor.
Demem o ki; tartışmaların ardından yeniden ortak zeminde buluşabilmek, kent yönetiminde olgunluk göstergesidir. Çünkü nihayetinde hem iktidar hem muhalefet aynı kentin sorumluluğunu taşıyor. Bayramın kapıda olduğu bu günlerde, kırgınlıkların değil Bursa’nın geleceği için kurulacak ortak cümlelerin konuşulmasını görmek isteriz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bayramın Bursa’ya huzur ve bereket getirmesini diliyorum…
Kalın sağlıcakla…





Yorumlar